Tamamlanmamış İslam Yazıları – Esat Arslan vol.2

Öncelikle şunu paylaşayım da aradan çıksın. google’da bu ikinci yazıya koymak için esat abinin resmine bakıyordum. Çıkan sonuçlara bakarken daha önce de gördüğüm bir resimle karşılaştım. Daha doğrusu bir şahsın fotoğrafı. Şimdi bu fotoğrafı, dünyabizim Esat abinin kitabını tanıtan haberde kullanmıştı. Ama bu kişi Esat abi değil. Sonra o yazının devamında Esat abiye ait webcamle çekilmiş ikinci bir fotoğraf vardı. Demek ki dedim, haberi yapan adamın fotoğrafı bu. Fakat şimdi bu google aramasındaki aynı fotoğraf tamamen başka bir sitede başka bir haberde yer alıyoru. Haber aynı Esat abiden aynı kitaptan bahsediyor. Ama yine bu resim konmuş. dünyabizim haberinin Şahin Torun hazırlamış. Diğer sitedeki isim ise Vedat Aydın. Hatta artırıyorum ve link veriyorum:
http://www.dunyabizim.com/news_detail.php?id=5445
http://vaydin.blogcu.com/esat-arslan-la-soylesi-1/9536837
Bu şaşkınlığa bir dur demek istedim sadece.
(O kadar dünyabizim deyip de, dünyabizime laf atmadan bu pasajdan kurtulduğum için Allah’a şükrediyorum.)
Gelelim kitaba.
Sonu en çok aklımda kalan kısım, o zaman oradan başlayayım. Kelam bölümünü okuyup Hegel, Foucault, Heidegger, Kant vs. de dahil olmak üzere pek çok batı filozofunun felsefesine dair bir özet edinebilir ve arkadaş ortamlarında hava atabilirsiniz. Yine kelam bölümündeki Allah’ın varlığına dair üç kanıt da ilgiyle okunacak türden.
Ve kelam bölümüne dair son olarak aklıma gelen şey şu: Nurcu kardeşlerimizin bu kitaba neden bu kadar teveccüh gösterdiklerini merak ediyordum biraz. Meğer Esat abinin Said Nursî’yi bol bol refere etmesinden ve Fethullah Gülen’le alakalı iki denemeden kaynaklanıyormuş bu.
Nerede ara verdiğimi hatırlayamadığımı fark ettim.
Bu yazımı kitapta 262. sayfadaki “Elsa’nın Gözleri’ne aşığım, Allah’a Değil” isimli denemeden bir pasajla bitiriyorum.
“…Tasavvuf felsefesinde erotik ilişkinin öznesi, Gerçek Sevgili, Allah’tır. Bu tasvirin eşlik ettiği iddia, büyük bir sorun doğurur. Biz dünyevi yaratıklar için aşk, <tensel> bir varlık olan erkeğin/kadının, <tensel> bir varlık olan kadına/erkeğe duyduğu tensel ilginin adıdır ki, seksten kopuk düşünülemez. Tasavvufsa, Tanrı’yla kulun temel ilişkisini aşk olarak koyutladığı ve Tanrı’yla seksi hayal etmek küfrün zirvesi olduğu için, aşkı seksten arındırmaya, aşkı gerçek anlamından soyutlamaya, aşkı <kendine yabancılaştırmaya>, tensel aşka <mecazî>, Allah aşkınaysa <hakikî> aşk demeye mecbur kalır. Bunun bedeli şudur: İnsanın tenselliği türev, gölge ve aşağılık bir statü edinir ve insanın temel hazlarını iğdiş etmesi olan riyazet, hakiki aşka ulaşmanın, insan-ı kamil olmanın zorunlu bir merhalesi haline gelir. Allah’a aşkın temiz kalabilmesi için, aşk seksten koparılmak zorundadır.
Aşk Kur’anî bir kavram değildir. Kur’an’da Allah’la temel ilişki aşk değil, İbrahim’in dini esas olduğu için Hıllet/dostluk ilişkisidir. Kur’an’da Allah’la meveddet, muhabbet ve velayet ilişkilerine girilir, fakat bunlar tamamen unisex kavramlardır ve bağırlarında aşk gibi cinsellik ve birleşme temaları yoktur. Meveddet, dostun üzerine titreme; muhabbet, dostun sevgisinin kişinin içine işlemesi; velayet, dostla yoldaş olma durumudur ki, velayet durumundaki dostlar birbirlerini ölümüne kollarlar.”