koşma yorulduysan

Latest

Ğ 13. sayı

 

Yumuşakge 13. Sayısıyla kaldığı yerden devam ediyor!

Mayıs 2009’dan bu yana Türkiye’de edebiyat dergiciliğinin çehresini değiştirmeye devam eden yumuşakge, Eylül-Ekim sayısıyla okuyucusunun karşısına çıkıyor. Bu zamana kadar pek çok ilginç soruşturmayı sayfalarına taşıyan yumuşakge, ilk defa bir dosya sunuyor okuyucusuna. Dosyada; 1997 yılında, erken sayılabilecek bir yaşta vefat eden değerli öykücü Ramazan Dikmen ve onun öykücülüğü değerlendiriliyor. Bu dosyaya katkıda bulunan isimler Köksal Alver, Mihriban İnan Karatepe, İdris Ekinci, Akif Hasan Kaya ve Merve Koçak Kurt. Dosyanın sonunda bir de Ramazan Dikmen Bibliyografyasına yer veriliyor.

Derginin artık sabit bir parçası haline gelen tercüme bölümünde, E.T.A. Hoffmann tercümelerine devam ediliyor. Hoffmann’ın “Müziğin Büyüsü” ve “Hayal ve Gerçek” isimli öyküleri bu sayıda yer kendilerine yer buluyor. Tercüme bölümünün bir de sürpriz konuğu var. Avusturyalı çağdaş şair Gregor Fink’in yakın tarihli şiiri “Terkedilmiş Şehir”, yine bu sayıda okuyucunun takdirine sunuluyor.

İki sayıdır devam eden ve sabit olacağı anlaşılan kitap bölümünde, Cihan Aktaş’ın “Son Büyülü Günler”, Yalçın Armağan’ın “İmkânsız Özerklik – Türk Şiirinde Modernizm” ve H.Hümeyra Şahin’in ilk kitabı “Lacivert” değerlendiriliyor.

Bu sayıya şiirleriyle Ömer Faruk Demirel, Cihad Özsöz, Mehmet Talha Paşaoğlu, Murat Ekinci, Beytullah Kılıç, Ümit Aslan ve Yulun Eke; hikâyeleriyle Mihriban İnan Karatepe, Cemal Şakar ve Ertuğrul Emin Akgün’ün katkı sağlıyor.

Yeni sayısıyla kapak tasarımlarında ufak bir değişikliğe giden yumuşakge, Züleyha Sarı’nın fotoğrafıyla kapak zerafetini farklı bir boyuta taşıyor.

yumuşakge’nin okurlarına bir başka sürprizi ise dağıtımla ilgili. Dağıtımını Kültür Dergi Dağıtım’a veren dergi, bundan böyle Türkiye genelinde D&R’larda, NT’lerde ve pek çok kitapçıda bulunabilecek.

 

www.yumusakge.com

www.facebook.com/yumusakgedergi

 

 

Ipad için Stylus

Ipad’le aşağı yukarı herşeyi yapabiliyoruz ama iş not almaya geldi mi pek kullanışlı olmadığını söylemek lazım. Kısa kısa notlar almak gerekti mi, el yazısından daha güzelini daha pratiğini hiçbir teknolojik gelişim sunamayacak gibi görünüyor. Bu ayrıntı Ipad için de geçerli. El yazısı ya da çizim programları bulunmasına rağmen, bunları not almak için kullanmak bekleneceği kadar etkili ve yeterli olmadı pek çok kimse için. Oysa Ipadi bir not defteri gibi kullanmak harika olmaz mıydı?

Aslında bu mümkün. Hiç masraf yapmadan Ipad’inize dünyanın en basit, en ucuz bilgi saklama aracının özelliklerini kazandırabilirsiniz.

İhtiyacımız olan metal gövdeli bir tükenmez kalem(yoksa plastik gövde de olur lakin bir de ilaveten metal tel lazım) ve Scotch Bride.

 

Ipad’in ekranı basınç değil de elektrik iletimiyle çalışıyor. Bu sebeple parmağımıza tepki verirken, yalıtkan maddelerle dokunduğumuzda işe yaramıyor.  Scotch Bride’ın yumuşak tarafı da işte bu iletken maddelerden, dolayısıyla parmaklarımızla ekran arasında köprü vazifesi görebiliyor.

Scotch Bride’ın ekranda kullanılıp kullanılmadığını parçalamadan önce test etmenizde yarar var. Yapılacak şey çok basit. Süngeri tutup Ipad’i kullanmayı denemek. Herşey yolundaysa Stylus’umuzu yapabiliriz.

Kalem ise tabi ki rahat bir tutuş ve kullanım için, yoksa teorik olarak kaleme ihtiyacımız yok.

Yapılışı:

Kalemin içini boşaltıp sadece metal kısmını alıyoruz. Ucuna süngerimizi geçirip, güzelce kırpıyoruz. Bu kadar!

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Hormonlu Sabun Köpüğü

11. Sayıya Alternatif Kapak

Dağ Keçileri

Tahrir’de Cuma Namazı kılmak

by Mosa’ab Elshamy – @mosaaberizing from twitter

Tamamlanmamış İslam Yazıları – Esat Arslan vol.2

Öncelikle şunu paylaşayım da aradan çıksın. google’da bu ikinci yazıya koymak için esat abinin resmine bakıyordum. Çıkan sonuçlara bakarken daha önce de gördüğüm bir resimle karşılaştım. Daha doğrusu bir şahsın fotoğrafı. Şimdi bu fotoğrafı, dünyabizim Esat abinin kitabını tanıtan haberde kullanmıştı. Ama bu kişi Esat abi değil. Sonra o yazının devamında Esat abiye ait webcamle çekilmiş ikinci bir fotoğraf vardı. Demek ki dedim, haberi yapan adamın fotoğrafı bu. Fakat şimdi bu google aramasındaki aynı fotoğraf tamamen başka bir sitede başka bir haberde yer alıyoru. Haber aynı Esat abiden aynı kitaptan bahsediyor. Ama yine bu resim konmuş. dünyabizim haberinin Şahin Torun hazırlamış. Diğer sitedeki isim ise Vedat Aydın. Hatta artırıyorum ve link veriyorum:

http://www.dunyabizim.com/news_detail.php?id=5445

http://vaydin.blogcu.com/esat-arslan-la-soylesi-1/9536837

Bu şaşkınlığa bir dur demek istedim sadece.

(O kadar dünyabizim deyip de, dünyabizime laf atmadan bu pasajdan kurtulduğum için Allah’a şükrediyorum.)

Gelelim kitaba.

Sonu en çok aklımda kalan kısım, o zaman oradan başlayayım. Kelam bölümünü okuyup Hegel, Foucault, Heidegger, Kant vs. de dahil olmak üzere pek çok batı filozofunun felsefesine dair bir özet edinebilir ve arkadaş ortamlarında hava atabilirsiniz. Yine kelam bölümündeki Allah’ın varlığına dair üç kanıt da ilgiyle okunacak türden.

Ve kelam bölümüne dair son olarak aklıma gelen şey şu: Nurcu kardeşlerimizin bu kitaba neden bu kadar teveccüh gösterdiklerini merak ediyordum biraz. Meğer Esat abinin Said Nursî’yi bol bol refere etmesinden ve Fethullah Gülen’le alakalı iki denemeden kaynaklanıyormuş bu.

Nerede ara verdiğimi hatırlayamadığımı fark ettim. :) Bu yazımı kitapta 262. sayfadaki “Elsa’nın Gözleri’ne aşığım, Allah’a Değil” isimli denemeden bir pasajla bitiriyorum.

“…Tasavvuf felsefesinde erotik ilişkinin öznesi, Gerçek Sevgili, Allah’tır. Bu tasvirin eşlik ettiği iddia, büyük bir sorun doğurur. Biz dünyevi yaratıklar için aşk, <tensel> bir varlık olan erkeğin/kadının, <tensel> bir varlık olan kadına/erkeğe duyduğu tensel ilginin adıdır ki, seksten kopuk düşünülemez. Tasavvufsa, Tanrı’yla kulun temel ilişkisini aşk olarak koyutladığı ve Tanrı’yla seksi hayal etmek küfrün zirvesi olduğu için, aşkı seksten arındırmaya, aşkı gerçek anlamından soyutlamaya, aşkı <kendine yabancılaştırmaya>, tensel aşka <mecazî>, Allah aşkınaysa <hakikî> aşk demeye mecbur kalır. Bunun bedeli şudur: İnsanın tenselliği türev, gölge ve aşağılık bir statü edinir ve insanın temel hazlarını iğdiş etmesi olan riyazet, hakiki aşka ulaşmanın, insan-ı kamil olmanın zorunlu bir merhalesi haline gelir. Allah’a aşkın temiz kalabilmesi için, aşk seksten koparılmak zorundadır.

Aşk Kur’anî bir kavram değildir. Kur’an’da Allah’la temel ilişki aşk değil, İbrahim’in dini esas olduğu için Hıllet/dostluk ilişkisidir. Kur’an’da Allah’la meveddet, muhabbet ve velayet ilişkilerine girilir, fakat bunlar tamamen unisex kavramlardır ve bağırlarında aşk gibi cinsellik ve birleşme temaları yoktur. Meveddet, dostun üzerine titreme; muhabbet, dostun sevgisinin kişinin içine işlemesi; velayet, dostla yoldaş olma durumudur ki, velayet durumundaki dostlar birbirlerini ölümüne kollarlar.”

erkekler için yemek tarifleri: tantuni

etleri ufak ufak kuşbaşı doğruyoruz. kasabın doğradığı kuşbaşıyı da ufaltmak gerekiyor. zaten tantuni yemişseniz bahsettiğim büyüklüğü anlarsınız.

doğranmış eti düdüklüye atıp, etleri kaplayacak kadar su ekleyip güzelce haşlıyoruz. düdüklünüzün ne kadar sürede etleri haşladığını tecrübe etmiş yahut tecrübeli birinden öğrenmiş olmanız tavsiye edilir. suyu kafanıza takmayın. zira daha sonra etleri kavururken bu suyu kullanacağız.

etler haşlandıktan sonra;

tantunici gibi ortası çukur sacınız olmadığını varsayarak söylüyorum, teflon bir tava yahut tencere kullanabilirsiniz. az bir miktar sıvıyağ koyup tavayı kızdırıyoruz. yağın kızıp kızmadığını anlamak için haşlanmış etimizin suyundan bir miktar yağın üzerine atabiliriz. yağ kızınca el-göz kararı kırmızı biber, karabiber ve kimyonu yağa serpip karıştırıyoruz. sonra haşlanmış etimizden 1 porsiyon tavaya atıyoruz. şöyle bir karıştırıp üzerine etle orantılı olarak su ekliyoruz. sonra bir güzelce çevirip tüm bu karışımın üzerini lavaşla kapatıyoruz. lavaşı yağ su karışımına bastırıp güzelce emdirebilirsiniz. (burada lavaşla girilen aksiyonlar için bir tantuniciye gidip gözlem yapabilirsiniz.)

sonra lavaşı güzelce serip, etleri şöyle bir daha bir çevirip güzelce lavaşın üzerine alıyoruz. dürüm yapıp bol limon ve acı biber turşusu eşliğinde götürüyoruz.

her bir dürüm için bu tavada kavurma prosedürünü baştan tekrarlayınız.

not: güzel tantuniyi öğrenip kendi tantuninize not vermek isterseniz; ankara beşevlerde ankara üniversitesi karşısında ikaros’da tantuni yiyebilirsiniz.